Login to your account

Username
Password
Remember Me

Create an account

Fields marked with an asterisk (*) are required.
Name
Username
Password
Verify password
Email
Verify email

Selefiyye

Font Size

SCREEN

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

1. Ders: Hadis İlminin ve Ehlinin Şerefi, Hadis Tâlibinin Edebi
2. Ders: Hadis İlmi
1- Rivayet olarak hadis ilmi
2 -Dirayet olarak hadis ilmi
Cerh ve Ta'dil İlmi...

 

Ebû Muâz Seyfullah el-Çubukâbâdî

Feminist Kafirlere Yaranmak İsteyen İlahiyatçı Tagutların Evlilik Yaşı Hakkındaki Saptırmalarına Reddiye


Şeyh Husamuddin Affane'nin 09 Mart 2012 tarihli saat:07:51’de yayınlanan fetvası:

 

Soru: el-Kudüs gazetesinde Aişe radıyallahu anha'nın Nebî sallallahu aleyhi ve sellem ile evliliği hakkında bir makale okudum. Orada Aişe radıyallahu anha'nın Nebî sallallahu aleyhi ve sellem ile dokuz yaşında değil, on dokuz yaşında evlendiği anlatılıyordu. Bu konuda görüşünüz nedir?

 

Ebû Muâz Seyfullah el-Çubukâbâdî

Şüphesiz suretler, şiddetli haramlık hükmünden, mübah sayılmaya doğru sıçramıştır! Bunun sebebi de durumun, şeyhin sesini dinlemekten, davetçinin yüzünü seyretmeye intikal etmesidir!

 

Şeyh el-Elbânî rahimehullah şöyle demiştir: ''Televizyon kanalı komisyonunun, benden televizyonda düzenli dersler yapmamı taleplerine olumlu cevap vermemin bir faydası yoktur. İnsanlar suretimi görmeden de istifade edebilirler! Lakin onlara, televizyon olmaksızın, sesimi dinletmem mümkündür. Bundan umulan fayda ve etki, şeklimin görünmesiyle değil, ancak sesimin işitilmesiyle olabilir. Öyleyse burada başka insanlara faydalı olmak için bu işi iyi görmekte büyük bir fayda yoktur. Bu iş televizyon yoluyla değil, radyo yoluyla olabilir.''

 

Ebu Zer el-Kalmûnî

Tercüme: Ebû Muâz Seyfullah el-Çubukâbâdî

Bu çalışmamızda, ''Sahih de olsa, hadisler akidede bağlayıcı değildir'' diyenlerin, ''Hadisler Kuran'a arz edilmedikçe kabul edilmez'' diye iddia ederek aslında hadisleri fasit akıllarına ve anlayışlarına arz edenlerin Kuran'a ve sünnete nasıl muhalefet ettiklerini, Allah'ın Kitabı hakkında ne kadar cahil ve gafil oldukları Allah'ın izniyle ispatlanacaktır. Maksatlı kimselerin ''Hristiyan ve Yahudilerin Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e iman etmesi gerekmez, onlar mümindir'' iddiası da bu çalışmamızda inşallah cevabını bulacaktır.

 

 

Ebû Muâz Seyfullah el-Çubukâbâdî

Bu kaideler Kitap, sünnet ve Salih selefin menhecinde giden alimlerin tespitlerinden hazırlanmıştır. Kitap içerisinde kendiliğimden koyduğum bir kaide yoktur. Daha önce bunu, ''Kitap ve Sünnet Işığında Sahih İlmihal'' adlı çalışmamda takip ettiğim kaideleri belirtmek için: ''Hadis Ehlinin Menhecine Göre Fıkıh Kaideleri'' adıyla muhtasar olarak hazırlamıştım. Şimdi bu kaideleri artırarak ve kısaca şerh ederek tefsir, hadis, akide ve fıkıh gibi temel ilim dallarının tamamını ilgilendiren kaideler olarak seçtim ve genel usul kaidelerini içerdiğinden adını ''Kavaidu'l-Usuliyye Ala Menheci Firkati'n-Naciye: Kurtuluş fırkasının metoduna göre usul kaideleri'' koydum. Bu çalışma, hadis ehli olan selefileri belirli bir usule sahip olmamakla itham eden kimi yarı cahillerin iddialarını def etmek ve bu konuda şüpheye düşenlerin şüphelerini gidermek amacıyla hazırlanmıştır. Allah Azze ve Celle'den bu risalede topladığım kaideleri, dinini doğru anlamada yardımcı kılmasını ve insanların ihtilaf edip durmakta oldukları pek çok meselede ihtilaftan kurtulmalarına bir vesile kılmasını dilerim. Bu çalışmamda hatamı tespit edenlerin, Allah için nasihat olarak bana bildirmelerini temenni ederim...

 

Ebû Muâz Seyfullah el-Çubukâbâdî

Ebu Muaz Mansur b. İmam Terk Edilmiş Sünnetler kitabında der ki: Bidatçi kimselerin arkasında namaz kılmamak terk edilmiş bir sünnettir. Bu sünnet öyle terk edildi ki, ilim ehli olan kimseler dahi bundan bahsetmemektedir. Aşağıda da örneklerini vereceğimiz gibi, selef alimleri bidatçi kimselerin arkasında namaz kılmazlardı. Bilmeden arkalarında namaz kılarlarsa cuma ve bayram namazı hariç, kıldıkları namazları tekrar iade ediyorlardı. Ancak bidatçi olan imam, müslümanların halifesi ise ona sabretmek sünnettir. Buna rağmen bazı alimler yine de namazlarını iade etmişlerdir. Ahmed b. Hanbel, Ali b. el-Medinî ve Yahya b. Maîn, halife Me'mun'un ardında kıldıkları namazları iade etmişlerdir.

 

Ebû Muâz Seyfullah el-Çubukâbâdî

Pek çok müslümanın malumu olduğu üzere İskender Evrenesoğlu adlı bir şahıs uzun zamandan beri risalet iddiasında bulunmakta, kendisinin Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in şeriatına bağlı, onun sünnetini ihya edip bidatleri söndürmek, Kur'an'ı tahriflerden korumak üzere gönderilen, kendisine vahiy gelen bir veli rasul veya mehdi rasul olduğunu iddia etmektedir. Bu cümleyle özetlediğimiz iddialarının başı ile sonu arasındaki tenakuzu, yani Kuran ve sünnete uyma iddiasıyla, kendisine vahiy gelen bir veli rasul oluşu iddiasını, bu çalışmamda özet olarak ortaya koyacağım. Elbette ona çok geniş kapsamlı reddiyeler verilmesi mümkündür. Ancak o bu çabaya layık biri değildir. Allahın hidayetini dilediği kimseler, bu kısa risalemizden çok hisse çıkarabileceklerdir.

 

Ebû Muâz Seyfullah el-Çubukâbâdî

Şüphesiz hamd Allah içindir, O'na hamd eder, O'ndan hidayet ve bağışlanma dileriz. Nefislerimizin şerrinden, kötü amellerimizden Allah Teala'ya sığınırız. Şüphesiz Allah'ın hidayet eylediğini saptıracak, O'nun saptırdığını da hidayete ulaştıracak yoktur. Allah'tan başka İlah olmadığına, O'nun birliğine ve ortağı olmadığına, Muhammed (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)'in O'nun kulu ve Rasulü olduğuna şehadet ederim.

 

Bundan sonra; Muhakkak ki; sözlerin en doğrusu Allah'ın Kitabı, yolların en hayırlısı Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in yoludur. İşlerin şerlisi sonradan ortaya çıkarılanlardır. Her sonradan çıkan şey; bid'at, her bid'at; dalalet (sapıklık) ve her dalalet de ateştedir.

 

Ebû Muâz Seyfullah el-Çubukâbâdî

Bu çalışmamda Kitap ve sünnette varid olan bâtıl ehline benzemekten yasaklama ifade eden bazı nasları toplamaya çalıştım. Bu nasların bazısı kâfir ve müşriklere, bazısı cahiliyye ehline, bazısı münafıklara, bazısı şeytana, bazısı bid'at ehline ve bazısı da fasıklara benzemekten yasaklamaktadır. Bu benzeme türlerinin hükümleri de birbirinden farklıdır. Kitabın girişinde genel kapsamlı olarak bâtıl ehline benzemekten yasaklayan nasları ve işleyenler hakkında: ''bizden değildir'' denilen fiillerin ne anlama geldiğine dair açıklamalar ekledim. Allah Azze ve Celle'den bu çalışmamı, hak ile bâtıl arasındaki çizginin netleştirilmesine vesile ve bana ahiret azığı kılmasını dilerim. Tevfik Allah'tandır.

 

Ebû Muâz Seyfullah el-Çubukâbâdî

Şüphesiz hamd Allah içindir, O'na hamd eder, O'ndan hidayet ve bağışlanma dileriz. Nefislerimizin şerrinden, kötü amellerimizden Allah Teala'ya sığınırız. Şüphesiz Allah'ın hidayet eylediğini saptıracak, O'nun saptırdığını da hidayete ulaştıracak yoktur. Allah'tan başka İlah olmadığına, O'nun birliğine ve ortağı olmadığına, Muhammed (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)'in O'nun kulu ve Rasulü olduğuna şehadet ederim.

 

Bundan sonra; Muhakkak ki; sözlerin en doğrusu Allah'ın Kitabı, yolların en hayırlısı Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in yoludur. İşlerin şerlisi sonradan ortaya çıkarılanlardır. Her sonradan çıkan şey; bid'at, her bid'at; dalalet (sapıklık) ve her dalalet de ateştedir. 

 

Ebû Muâz Seyfullah el-Çubukâbâdî

Sayfa 1 / 6